ILISU BARAJINI DURDURALIM - HASANKEYF VE DICLE VADiSINI KURTARALIM

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin Internet sitesine hoşgeldiniz...

BASIN ACIKLAMASI, 07.08.2007

                                              BASINA VE KAMOYUNA

 

“Ilısu Baraj Projesine finansman sağlayacak Avrupa ülkelerinin kredi onayı için imzaları attıkları gün kendi tarihlerine kara gün olarak geçecektir.”

 

Dicle nehri üzerinde planlanan Ilısu barajı ve Hidroelektrik Santralı Projesi dış ülkelerin doğrudan katkılarıyla gerçekleştirilmek istenilen bir proje olup finansı konusunda önümüzdeki günlerde nihai imzalar atılması olasıdır.

Ilısu konsorsiyumun yarısı Almanya, Avusturya ve İsviçre ülkeleri şirketlerinden oluşmaktadır, projenin gerçekleşmesi için gerekli olan krediler Avrupa’lı bankalarca verilmesi söz konusudur ve bu projede çok kritik olan kredi teminatı Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetleri tarafından verilmesi öngörülmektedir (Mart ayının sonunda bu yönlü bir karar çıktı). Yani Almanya, Avusturya ve İsviçre ülkelerin şirketleri, bankaları ve hükümetleri olmazsa Ilısu projesinin gerçekleşmesi mümkün değildir.

Aldığımız son duyumlara göre projenin başlaması için gerekli olan son imzalar Almanya, İsviçre ve Avusturya hükümetleri, bankalar ve Ilısu konsorsiyumu arasında atılırsa, baraj inşaatın önünde herhangi bir finans engeli kalmamış olacaktır. Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi ve değişik sivil toplum kuruluşları yaklaşık iki yıldır Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerini kredi teminatı vermeme konusunda genişçe eleştirip protesto etmelerine rağmen bu üç ülke hükümeti eleştrileri dikkate almış gibi yapıp sonuçta sadece maddi çıkarlarını göz önünde bulundurarak bu imzaları atmayı planlamaktadır.

Nisan 2007’nin başında Avrupalı hükümetlerin bazı girişimleri sonucu Ilısu konsorsiyumu tarafından açıklanan 150 maddelik ek şartlar (düzeltmeler) da Ilısu projesini kabul edilir bir seviyeye kesinlikle getirmemektedir. Temelde ciddi yanlışları olan bir proje bazı kısmi şartlarla düzeltilemez.

 

Ilısu projesi gerçekleşirse uzun süredir eleştirdiğimiz olumsuz sosyal, kültürel ve ekolojik sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Ilısu baraj gölünün planlandığı bölge uygarlık tarihi açısından son derece önemlidir. Başta olağanüstü bir doğal bütünlüğe sahip antik kent Hasankeyf olmak üzere, Dicle vadisindeki yüzlerce arkeolojik sit alanı sular altında kalacaktır. Ilısu projesi 55.000 kadar insanın yerlerinden göç ettirilip yoksullaştırılmasına, kentlerde ekonomik ve sosyal sorunlar yaşanmasına neden olacaktır. Bölgemiz açısından çok büyük değeri olan ve ayakta kalabilen son büyük nehir ekosistemlerinden Dicle vadisi zengin bitki örtüsü ve canlı varlıklarıyla yok olacaktır.

 

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi olarak kesinleştirilmek istenen bu anlaşmayı sert bir şekilde kınıyoruz. Henüz zaman daha geç değilken Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerini projeden kredi teminatlarını geri çekmelerini ve Avrupalı bankalardan da krediyi vermemelerini talep ediyoruz. Ilısu projesinin neden olacağı tüm olumsuz sonuçlardan Avrupa’lı hükümetler, şirketler ve bankalar Türk hükümet ve şirketleri kadar sorumlu olacaktır.

Tüm taraflar bilmeli ki bizim mücadelemiz Ilısu projesinin başlamasından sonra da hiç yılmadan bu yıkıcı Ilısu projesi durana kadar devam edecektir.

 

 

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi

07.08.2007

hasankeyfgirismi@gmail.com