ILISU BARAJINI DURDURALIM - HASANKEYF VE DİCLE VADİSİNİ KURTARALIM!

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin Internet sitesine hoşgeldiniz...

Hasankeyf’i insansızlaştırmak mi? Hasankeyf’te son gelişmeler (23.07.2010)

Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi

Batman

 

Basın Açıklaması

23.07.2010

 

GİRİŞİM’DEN HASANKEYF RAPORU

 

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi antik kentle ilgili kapsamlı bir rapor hazırlamak üzere teknik bir heyet oluşturdu.

Hasankeyf’te 13 Temmuz 2010 tarihinde yaşanan kaya düşmesi sonucu alınan tedbirleri yerinde görmek, ilçe yöneticileri ve kazı heyeti ile görüşmek,  muhtemel tehlikelerin tespiti, turizm için alternatifleri araştırmak üzere STK temsilcileri,   Mimar, Jeoloji, İnşaat Mühendisleri ve Arkeologlardan oluşan komisyon gözlem ve tespitlerini raporlaştırmak üzere Cumartesi günü çalışmalarına başlayacak.

 Hazırlanan raporu kamuoyu ile paylaşacaklarını belirten Hasankeyf girişimi sekretaryası “amacımız Hasankeyf halkının ve turizm sektörünün yaşanan kaya düşmesinden dolayı olumsuz etkilenmemesidir. Teknik heyetin hazırlayacağı raporu kısa sürede  kamuoyu ile paylaşacağız” dediler.

 

 

————————————————

 

Batman Cağdaş, 24 Temmuz 2010:

 

HASANKEYF’İ İNSANSIZLAŞTIRMAK MI?

 

meretobatman1@hotmail.com

 

Batman’ın en önemli ilçesi Hasankeyf’te yaşanan gelişmeler beni olduğu gibi, antik kente duyarlı herkesi oldukça düşündürüyor…

Geçen günlerde Hasankeyf kale girişinin sol yanındaki kaya kütlesinin düşmesi son derece talihsiz bir gelişmeydi. Ancak antik kentteki talihsiz ve üzücü gelişmeler halkasına her gün yeni halkaların eklendiğini gözlemliyorum…

Asırlara meydan okuyan dev kaya parçalarının düşmesi ardından Hasankeyf’in ‘ölü bir kente’ dönüştürülmüştür. Karaköy (Reşiye) yolunun trafiğe kapatılması, kaleye giriş ve çıkışların yasaklanmasıyla yetinilmemiş, Dicle kenarındaki çardaklar da yasaklardan nasibini almıştır…

Batman kamuoyuna yansıyan en son bilgilere göre, Cami’nin ilerisine insanların gitmesine izin verilmiyor…

Kaya parçası düştü diye bütün alanların bir anda ‘kırmızı bölge’ olarak ilan edilmesinin mantığını anlamış değilim…

Kimse de anlamıyor…

Hasankeyf, dünyada bilinen bir kenttir.

Şu anda bu kenti ziyaret için belki sayısız dünya ülkesinde rezervasyonlar yapılmıştır.

Eğer kalkıp kaleye, çardaklara yasak getirir, kimseyi antik kentin büyüleyici ortamına sokmazsanız, bir çırpıda turizme darbe vurmuş olacaksınız.

Bunu kabul etmek mümkün değildir…

Kültür ve Turizm haritalarında uzun süre Hasankeyf’in ismine ve cismine yer verilmese bile, dünyanın bütün köşelerinden turistler bu kenti ziyaret ediyor.

Bu yasakların ters etkilerini düşünebiliyor muyuz?

Batman’ın medarı iftiharıdır Hasankeyf. Bir misafirimiz geldiğinde onu dolaştırdığımız yerlerin başında antik kent gelir.

Bir kaya kütlesi düşüyor diye, Hasankeyf’i insansızlaştırmaya çalışmak doğru bir yaklaşım olamaz…

Hasankeyf kanyonunu trafiğe kapatır, kaleye çıkışları yasaklar, Dicle kenarındaki çardaklarda dinlenmeyi engellerseniz, doğrudan bu antik kenti insansızlaştırmış olursunuz…

Öte yandan antik kentin sakinlerinin ipini çekmiş olmaz mısınız?

Hasankeyflilerin en önemli gelir kaynağı turizmdi. Kale ve çevresi ile çardaklardaki tesisleri işleterek ekmeklerini kazanan bütün aileler şu anda yasta…

Hasankeyf’in ‘Darphane’ kayalıkları için bir risk söz konusu olabilir. Bu konuda uzman değiliz ama sanki büyük bir kaya kütlesinin düşme riski var gibi. Buna rağmen yanılıyor olabiliriz. Belki uzmanlar bir inceleme yapacak olursa, o kayanın daha yüz yıl bile düşmeme durumu da olabilir.

Hem sadece çardaklar ve çevredeki esnaflar şu anda mevcut durumdan muzdarip değildir. Hasankeyf kalesi ve çardaklara ziyaretin yasaklandığını duyan hiç kimse antik kente adımını atmaz. Hal böyle olunca da, Hasankeyf’teki bütün esnaflar sinek avlayacaktır!..

Bir kaya kütlesi yüzünden koca ilçe halkının ekmeğiyle oynamak mantıklı bir yaklaşım veya çözüm olabilir mi?

Sayısız insanın düşüncesine göre, birileri, düşen kaya kütlelerini fırsat bilip Hasankeyf’i insansızlaştırmayı hedefliyor. Bu hedefe şimdiden ulaşılmış gibi!..

CEVAP BEKLEYEN SORULAR?

Öncelikle sormak gerekir; gerçekten düşen kaya kütleleri gerekçe gösterilerek antik kent insansızlaştırılmak mı isteniyor? Hasankeyf’in gözden düşürülmesi mi hedefleniyor?

Şimdi esas meseleye gelelim; eğer ilçeyi insansızlaştırma hedefi yoksa, neden kamuoyuna sağlıklı bir açıklama yapılmaz?

Hangi kurum, hangi somut gerekçelerle bütün o alanlara girişi yasaklıyor?

Yakın tehdit varsa, insanların hayat hakkını savunma adına yasakları desteklerim. Ancak ‘yakın tehdit’ varsa, bu hangi araştırmalar sonucu tespit edildi diye sormak isterim…

Hangi üniversiteden, hangi bilim adamları ‘yakın tehdit’ bulgularına ulaştı, ne zaman orada bir araştırma yaptılar?

Bir tehlike varsa, yakın bir tehdit söz konusu ise, bu tehlike ve tehditler nasıl bertaraf edilecek?

Geçen zaman sürecinde Hasankeyf için alternatiflerin oluşturulması gerekmez mi?

Hasankeyf’i sular altında bırakmayı amaçlayan Ilısu Barajı projesi için o kadar hukuksuzluklara imza atıldı ki, ister istemez bu günlerde de kafalarımızda soru işaretleri olmaktadır. Mevcut yasalar ve altına imza attığımız uluslar arası sözleşmelere göre antik kenti sular altında bırakacak bir projeyi hayata geçirmek suçtur. Buna rağmen devletin gücüyle bu suç işleniyor, baraj tünelleri yapılıyor.

Hasankeyf halkının da mağduriyeti dikkate alınarak bir an önce alınan kararların gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum.

Bunun için de acilen akredite bir kuruluşun uzmanları Hasankeyf’e getirilip, araştırma yapmaları sağlanmalıdır. Arkeolog, mimar ve mühendisler (İnşaat, jeoloji vs mühendisleri)Hasankeyf’teki hangi kayalıkların düşme riskinin olduğunu tespit etmeli ve bu durum kamuoyuna ayrıntılarıyla açıklanmalıdır. Öyle ‘yasak koydum’ diyerek olmaz. Kamuoyunun sağlıklı bilgilere ihtiyacının olduğuna inanıyorum.

Bunlar benim acizane önerilerim. Bu konuda uzman olanlar daha güzel önerilerde bulunabilirler. Hasankeyf’in insansızlaştırılması çözümünü (!) kabul etmek mümkün değildir diye düşünüyorum.