ILISU BARAJINI DURDURALIM - HASANKEYF VE DICLE VADiSINI KURTARALIM

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin Internet sitesine hoşgeldiniz...

IHA‘nın Küresel Barajlar Konferansına Karşı Protesto (23.05.2007)

Yusufeli Kültür Derneği - Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi - Munzur’un Delileri - Munzur Vadisini ve Doğal Yaşamı Koruma Derneği - WEED, Uluslararası Nehirler Ağı (IRN)

 

 

Basın Açıklaması

 

Antalya,Türkiye

29 Mayıs 2007

 

 

Küresel Barajlar Konferansına Karşı Protesto

 

Uluslararası Hidroenerji Birliğinin (IHA) söylediğiyle yaptıkları arasındaki çelişki, bu organizasyonun Antalya’da düzenlediği yıllık dünya kongresinde barajların tehdit ettiği insanlar tarafından protestolarla açığa çıkartılacaktır. IHA üyeleri toplantının yapılacağı merkezin hemen dışında “Türkiye’deki barajların çoğu kalkınma değil yıkım getiriyor” yazılı büyük bir pankartla karşılanacaktır.

 

Hasankeyfi Yaşatma Girişimi sözcüsü Diren Özkan’ın belirttiğine göre “Avusturya şirketi olan VA Tech (Andritz) gibi IHA üyeleri insanları ve çevreyi düşündüklerini iddia ederek, Antalya’da olduklarını söylüyorlar. Fakat gerçekte bizim kültürel mirasımızı yok edecek ve onbinlece insanı yerinden edecek barajlar inşaa ediyorlar”

 

Yusufeli Kültür Derneği, Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi, Munzurun Delileri, Munzur Vadisini ve Doğal Yaşamı Koruma Derneği; IHA’nın başkanı ve Türkiye’den gelen Doğan Altınbilek’e IHA’nın sürdürülebilirlik şartlarına uymadığı için, IHA üyesi Avusturyalı VA Tech (Andritz)‘in Ilısu Baraj projesinden çekilmesini talep eden mektup yazdılar. Eğer Ilısu Baraj projesi yapılırsa 9 bin yıllık tarihi olan Hasankeyf’i yok edecek ve 55 bine yakın insanın yerlerinden göç etmesine neden olacaktır.

 

IHA Antalya’da, hidroenerji ile ilgili gelişmelerin iyi uygulamalarını, hidroenerji ve iklim değişikliğini ve büyük ölçekli barajların sosyal ve çevresel performanslarını tartışacaklar. Munzur Vadisini ve Doğal Yaşamı Koruma Derneğinden Mehmet Bidav ise IHA’nın  “nehirleri, ormanları, arkeolojik alanları ve insanların evlerini yok eden büyük barajların yapımında yer alan üyeleri destekleyerek ve bunun sürdürülebilirliğine dair demeçler vererek” olumlu imajını ve kredibilitesini riske attığı belirtiyor.

 

Uluslararası Nehirler Ağından Ann-Kathrin Schneider ise “sadece hidroenerji endüstrisinin en iyi örneklerinden bahsetmenin yeterli olmadığını” söylüyor. “Standartların uygulanması ve gerçek sebepler. Artık daha az konuşup daha fazla harekete geçmeye ihtiyacımız var. Barajların yapımıyla ilgili verilecek kararlarda etkilenecek insanların ve çevrenin merkeze alınması gerekiyor. Bu geçmişte yapılan ve şu an yapılması planlanan  barajların yaratacağı  felaketlerden kaçınmanın tek yolu”.