ILISU BARAJINI DURDURALIM - HASANKEYF VE DICLE VADiSINI KURTARALIM

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin Internet sitesine hoşgeldiniz...

Bianet: Hasankeyf‘lilerden Başbakan‘a dava

 

Hasankeyfli dört kişi Bakanlar Kurulu'nun Ilısu Barajı için Hasankeyf merkezine taşınmasını öngören kamulaştırma kararının iptaliyle yürütmenin durdurulması için Başbakanlık'a Danıştay'da dava açtı. Avukatlar: "Karar temel hak ve özgürlükleri sınırlıyor."

 

Batman Çağdaş Gazetesi
28/09/2006

 

BİA (Batman) - Ilısu Barajı için Hasankeyf'in taşınmasını gerektirecek Bakanlar Kurulu kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması amacıyla Hasankeyfli Şeyhmuz Dezen, Mehmet Çığçi, Bedrettin Tapkan ve Hüseyin Dezen Başbakanlık aleyhine dava açtı.

Tarım alanına acele kamulaştırma

Davayı Hasankeyfliler adına açan Diyarbakır Baro Başkanı avukat Sezgin Tanrıkulu ve avukat Devrim Biçen, 12 Temmuz 2006 günü Resmi Gazete'de yayımlanan 2006/10642 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptalini istedi.

Avukatlar, dava dilekçesinde, Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santral Projesi Yeniden Yerleşim Eylem Planı Final Raporu'nda Ilısu Barajı'nın yapımı ile sular altında kalacak Hasankeyf ilçe merkezi için yeni yerleşim yeri teklif edildiğini hatırlattı.

Bunun üzerine Bakanlar Kurulu'nun da ilçe merkezini "acele kamulaştırma" kararı aldığının altını çizen avukatlar, dilekçelerinde söz konusu alanda kuru ve sulu tarım yapıldığını belirtti.

Dava dilekçesi verildi

Kamulaştırma kararının müvekkillerinin Anayasa'da düzenlenen temel hak ve özgürlüklerini sınırladığını öne süren avukatlar, dava dilekçelerinde, "Müvekkillerimizin ekonomik faaliyetlerinin gelişimi engellenmektedir. Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesine göre yapılan kamulaştırma işlemi Anayasanın 13. maddesinde belirtilen gerekliliklere ve ilkelere uyulmadan mülkiyet hakkının özüne dokunur nitelikte bir sınırlama getirmektedir" ifadelerini kullandı.

Avukatlar, dilekçelerinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ek Protokolleri'nce güvenceye alınan "mülkiyetin korunması" ilkesine de aykırı olduğunu da kaydetti.

Kamulaştırılan alanın "özel koruma alanı" olduğunu dilekçelerinde vurgulayan avukatlar, Dicle Nehri kıyı şeridinin yerleşim planı kapsamında olmadığını hatırlattı.

Avukat Tanrıkulu, söz konusu Bakanlar Kurulu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek öncelikle yürürlüğünün durdurulmasını, yapılacak yargılama sonucunda da iptaline karar verilmesini istedi.
Avukatlar, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin de Başbakanlıktan tahsil edilmesini talep etti. (EZÖ/EÖ)