ILISU BARAJINI DURDURALIM - HASANKEYF VE DİCLE VADİSİNİ KURTARALIM!

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin Internet sitesine hoşgeldiniz...

BASIN ACIKLAMASI (5 Aralik 2008)

 

BASINA VE KAMUOYUNA

HASANKEYF'İ GELECEĞE TAŞIMAYA DAVETLİSİNİZ…

 

Hasankeyf; toprağına ayak basanın akıl yolculuğundan vazgeçmediği kültür beşiği…ANADOLU' nun, MEZOPOTAMYA' nın bu 9 bin yıllık birikimi yok edilmek isteniyor. Çaresiz miyiz?...HAYIR!...

Avrupa’daki kredi kuruluşlarının çevre, kültürel miras ve insan haklarını içeren 153 şartının hiç birini yerine getirmeyenler bugün yasaları hiçe sayarak çalışmalarını sürdürüyorlar.

Ilısu Konsorsiyumu ve Devlet Su İşleri (DSİ), Antik kent Hasankeyf’i ve yüzlerce höyüğü su altında bırakarak, kültürler beşiği olan Dicle vadisinde kültür ve doğa katliamını gerçekleştirecek ve onbinlerce insanı göç ettirecek barajının inşaatına başlamak için harekete geçti. Ilısu Köyünde baraj gövdesinin inşaat çalışmalarına başlandığı ve bu amaçla Dicle nehri üzerinde bir köprünün kurulduğu öğrenildi. Bu adımla DSİ, kredi teminatını veren üç Avrupalı hükümetin şart koştuğu ve Türk hükümetinin imzasıyla kabul ettiği 153 koşulu hiçe saymaktadır.

Kredi teminatının verildiği 2007 Mart ayından ve özellikle de Türk hükümeti, şirket ve bankalar arası proje anlaşmaların imzalanmasından bu yana Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetleri bu 153 şart sayesinde Ilısu projenin uluslararası standartları yerine getirdiğini ve kabul edilebilir düzeyde olduğunu iddia ediyorlar. Bununla beraber bu şartların içerdiği böylesi bir sözleşmeyi Türk hükümetine imzalatabildikleri için sürekli övünüyorlar. Bununla beraber kamuoyuna sürekli şunu da dediler: ‘Türkiye bu şartları yerine getirmediği müddetçe barajın inşaatına başlamayacak, şartlar belli bir süre zarfında yerine getirilmese projeden kredi teminatımızı geri çekeceğiz.’ Sonraki süreçte bizim hep belirttiğimiz oldu ve Türkiye bu sözleşmenin şartları hiç dikkate alınmadı ve DSİ Ilısu projesinde bildiğini uyguladı. Çünkü Türkiye’nin ne gerçekten bu şartları yapmak gibi bir niyeti, ne de kapasitesi vardır. Şartların yerine gelmediğini yine bu dört hükümetin oluşturduğu  ‘bağımsız’ uluslararası uzmanlar komitesi de 2008 yılında iki ayrı raporla açıkça ortaya koymak zorunda kaldı bile. Ardından Avrupalı hükümetlerin tüm çaba ve uyarılarına rağmen DSİ yeniden yerleşim, kültürel miras ve çevre konularında ciddi adım atmadı. Bu durum devam edince ve Ilısu barajına karşı protestolar genişleyerek devam edince, en sonunda Avrupa Hükümetleri Türkiye’ye 8 Ekim’de uyarı mektubu göndermek zorunda kaldı (unutmayalım ki bu üç Avrupalı hükümetinin kendi şirketleri ille de Ilısu projesi için çok çaba gösteriyorlar) ve şartları yerine getirmesine dair 60 günlük bir süre tanıdı. Durum Türkiye açısından böyle kritikleşince (ki böylesi bir adımı hiç beklemiyordu; elinde ‘siz çekilirseniz barajı Çin şirketleriyle yaparız şantajı sonuçta bulunuyordu) DSİ acelece birçok göstermelik belge hazırladı ve büyük taahhütlerde bulundu. Ancak aynı zamanda DSİ ve Ilısu konsorsiyumu, bu sözleri takmadan köprü kurarak Ilısu barajın inşaatına başladı.

Şunu sormak istiyoruz: Türkiye’nin daha ne kadar Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerini kandırması ve imza attığı sözleşmeyi ihlal etmesi gerekiyor ki bu ülkeler Ilısu projesinden kredi teminatını geri çeksinler? Acaba Avrupalı hükümetleri kırmızı çizgisi var mı, varsa nerdedir?

Bu son gelişmelerin de gösterdiği gibi, proje Avrupalı şirketlerle devam ederse Türkiye hükümeti bu 153 maddelik anlaşmayı uygulamayacak, uluslararası standartları (Dünya Bankası, OECD) hiçe sayacak ve bir kaç göstermelik adımın dışında bugüne kadar bildiği proje tecrübesini yürütecek. Böylece insan, doğa ve kültürün korunması konusunda hiç bir hassasiyet göstermeden yeni bir trajediye yol açacak. En az 9 bin yıllık antik kent Hasankeyf’in sular altında kalması ve onbinlerce insanı yerinden zorla koparıp yoksulluğa neden olması karşısında Türkiye, Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerin ortaklık içinde hareket etmesi tarihe kara bir leke olarak geçecek!

Biz Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerinden derhal Ilısu projesinden geri çekilmesini talep ediyoruz!Türkiye hükümetine ise Ilısu projesini durdurup bölgemizin insanlarıyla bölgesel kalkınma sağlıklı bir şekilde gerçekleştirmesi için yeni bir diyaloga girmesi çağrısını tekrarlıyoruz!

Geleceği belirleyecek 60 gün süre gelecek hafta doluyor. Bir hafta kaldı. Bir çocuğun doğumundan az geleceği belirlemek için çok önemli bir hafta...

GELECEĞİNİZİ YOK ETMEK İSTEYENLERE KARŞI DURALIM!...

HASANKEYF’İ YAŞATMA GİRİŞİMİ

e-mail: hasankeyfgirisimi@gmail.com

www.hasankeyfgirisimi.com