ILISU BARAJINI DURDURALIM - HASANKEYF VE DICLE VADiSINI KURTARALIM

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin Internet sitesine hoşgeldiniz...

BASIN ACIKLAMASI

Ilısu Barajı’nın inşaat hazırlıkları derhal durdurulsun!

 

Ilısu barajı yasalara aykırı bir şekilde ve finansı sağlanmadan başlatılmak isteniliyor!

 

 

Hasankeyf antik kentinin sular altında kalmasına, en büyük eko sistemlerden biri olan Dicle Nehri yatağının tamamen bozulmasına, birçok canlı türünün yol olmasına ve binlerce insanın zorunlu göçe tabi bırakılmasına yol açacak olan Ilısu Projesi’nin uygulanacağı yerlerden biri olan Ilısu Köyü’nün çevresinde barajın inşaat hazırlıkları yapılmaktadır.

 

Projenin finansmanının sağlanmamasına rağmen bu tür çalışmaların yapılmasını, Ilısu Konsorsiyumu’nun içinde yer alan Nurol Şirketi’nin Ilısu Köyü çevresine iki katkı ofis bina yapmasını ve Şubat ayından bu yana ‘temel atma töreni birkaç hafta içinde yapılacaktır’ demesini ahlaksızca ve yasadışı buluyoruz.

 

Girişimin gerçekleştirdiği etkinliklerde, akademisyenlerin, mühendislerin, arkeologların, bölge insanının, bölgesel ve ulusal medya kuruluşlarının, Türkiye toplumunun, Ilısu Barajı Projesi’ne karşı olduğu ortaya çıkmıştır. Bölgemizde, büyük toprak sahipleri ve bazı rant bekleyen çevrelerin dışında kimsenin projeyi desteklemediği açıkça ortadadır.

 

Bütün bunlara rağmen, başta Nurol Şirketi olmak üzere, Ilısu Konsorsiyumu ve Hükümetin, Ilısu Barajı Projesi’ni halka rağmen yapmaya çalıştığı bir gerçektir.

 

Bir diğer gerçek, şu haliyle, barajın yasalara aykırı şekilde yapıldığıdır. Haziran ayının başında toplanan Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu, Hasankeyf ve Ilısu Baraj bölgesindeki sit alanlarının üzerindeki tescil kararını kaldırmamıştır. Bunu araştırmak için bir Bilim Komitesi’nin kurulmasına karar vermiştir.

Bu karar bile, Hasankeyf’e bir kazma bile vurulamayacağını göstermektedir. Hasankeyf’teki eserlerin taşınıp taşınamayacağı, SİT alanında böyle bir projenin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında yoğunlaşan tartışmalar, konunun ne kadar hassas olduğunu göstermektedir. Durum böyleyken, nasıl barajın inşaatına başlanabilir?

Bu açıkça yasalara aykırıdır!

 

Bir başka gerçek ise Ilısu Barajı Projesi’nin finansmanının henüz sağlanmamış olmasıdır. Kredi teminatı için Avusturya, İsviçre ve Almanya hükümetlerine bağlı İhracat Kredi Acentelerine (ECA) Ilısu konsorsiyumu tarafından yapılan başvurular henüz sonuçlanmamıştır.

15-19 Mayıs tarihleri arasında, Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi’nden iki belediye başkanı ve üç STK temsilcisinden oluşan bir heyet, bu üç ülkeye Ilısu Barajı’yla ilgili temaslarda bulunmak üzere gitmiştir. Görüşülen ECA yetkilileri ve ilgili bakanlık müsteşarları, etüt/analiz aşamasında olduklarını, karar sürecine henüz girmediklerini ve Ilısu Projesi’nin kendilerini uğraştıran en büyük başvuru olduğunu belirtmiştir.

 

Bu da, Ilısu Barajı Projesi’nin, hem tarihi ve kültürel değerleri sular altında bırakması açısından hem mühendislik açısından hem de eko sisteme verdiği zarar açısından ayıplı ve sorunlu bir proje olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Hatırlanırsa, 2001-2002 yılında da bir çok yabancı şirket ve banka, işte tam da bu nedenle konsorsiyumdan geri çekilmişti.

 

Yabancı şirketlerin teminatsız ve kredisiz projeye başlayamayacaklarını göz önünde bulundurursak, şu anda bölgemizde yapılan inşaat hazırlıklarının anlamsızlığı daha iyi anlaşılacaktır.

 

Projeye başlanması ve uygulanması ülkemiz açısından büyük bir risktir. Birçok belirsizliği olan Ilısu Projesi’nin zaten yüksek olan maliyeti ikiye katlanırsa ve Avrupa’dan finans sağlanmazsa, bu yük devlete, daha doğrusu Türkiye halkına kalacaktır.

 

Bu nedenle bir daha belirtmekte fayda görüyoruz ve inşaat çalışmalarını başlatma hazırlığı içinde olanları uyarıyoruz:

 

Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Ilısu bölgesindeki arkeolojik sit alanları üzerindeki tescil kararını kaldırmadığı için Ilısu Barajı yasalara aykırıdır.

 

Finansmanı henüz sağlanmamış olan Ilısu Projesi’ne başlanması halinde ülkemiz büyük bir borç altına girecektir. Ve bu borcun ödemesi halkın cebinden çıkarılacaktır.

 

Bölge ve Türkiye insanı, Hasankeyf gibi büyük kültürel değerleri su altında bırakacak, on binlerce insanı göç ettirecek ve olağanüstü doğayı yok edecek Ilısu Barajı Projesi’ni istememektedir.

 

 

Bu nedenle, Ilısu Barajı’nın inşaat hazırlıkları derhal durdurulsun!

 

Ilısu Barajı’nın yapımından vazgeçilsin!

 

Bölge insanının sosyo-ekonomik standartlarını yükseltecek, kültürel mirasını ve doğal güzelliklerini koruyacak, bölge insanının da dahil olacağı alternatif projeler geliştirilsin.

 

 

 

 

HASANKEYF’İ YAŞATMA GİRİŞİMİ

30 Haziran 2006, Diyarbakır