ILISU BARAJINI DURDURALIM - HASANKEYF VE DICLE VADiSINI KURTARALIM

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin Internet sitesine hoşgeldiniz...

Rozan Akkaya

Textfeld: Ilısu Hidroelektrik Santrali Barajı Arkeolojik Değerlendirme

Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında inşa edilecek Ilısu Hidroelektrik Santrali Barajı yaklaşık olarak 37.000 hektar alanı sular altında bırakacaktır. Ancak bu alan prehistorik çağlardan beri geçici ve sürekli insan yerleşimine sahne olmuştur. Alan ayrıca İran, Arap Yarım Adası, Kafkaslar ve Anadolu açısından önemli bir geçiş noktasıdır. Bu bölgeler arasında geçişi sağlayan pek çok geçit burada bulunmaktadır. Aynı zamanda yüzlerce arkeolojik yerleşim bulunmaktadır.

Ancak şimdiye kadar baraj alanının sadece 7.000 hektarlık bölümü arkeolojik açıdan araştırılmıştır. Geri kalan bölümde survey ve kazılar dâhil hiçbir arkeolojik çalışma yürütülmemiştir. Araştırılan 7.000 hektarlık bölümde ise kazılar daha çok baraj alanın batısında yani en son sulardan etkilenecek alanda yoğunlaşmıştır. Çattepe sulardan ilk etkilenecek alanlarda hiçbir çalışma yapılamamıştır.

Ancak yapılan kazıların başarısı ve bilimselliği de tartışmalara açıktır. Çünkü daha arkeolojik çalışmaları koordine eden TAÇDAM’ın kazıları koordinasyonu oldukça tartışmalıdır. Örneğin 1. derecede sit alanı olan Hasankeyf Sit alanı içinde bizzat sit alanın belirleyen kişi olan ve bir dönem Hasankeyf kazı başkanlığını da yürütmüş olan Oluş Arık tarafından 2 katlı oldukça lüks bir kazı evi inşa edilmiş ve bu ev hala olduğu yerde durmaktadır. Bununla ilgili pek çok örnek verilebilir. Diyarbakır-Bismil bölgesinde bulunan Körtik Tepe Prehistorik yerleşimi bir klasik dönem uzmanı arkeolog tarafından kazılmaktadır.  Prehistorik Mezar alanı olan Körtik Tepe kazı başkanı hiçbir prehistorya uzmanı ve antropolog ile çalışmayı kabul etmemiştir ve hala kazıyı tek başına sürdürmektedir. Buda gösteriyor ki araştırmaların koordinasyonu rast gele yapılmış ve kazıların dağıtımı ve koordinasyonu aslında kişisel ilişkiler üzerinden yürümüştür.

Baraj alanının tamamında araştırma yapılmasına engel olabilecek bir başka durumda çatışmalar döneminde mayınlanmış olan alanlardır. Şu an alanının ne kadarının mayınlanmış olduğu ve mayınlı alanların tam olarak neresi olduğunu bilmediğimiz için alanın güvenli bir şekilde yeniden survey edilmesi ve kazılacak alanların tespiti gibi önemli sorunlarla karşı karşıyayız.


Rozan Akkaya