ILISU BARAJINI DURDURALIM...HASANKEYF VE DİCLE VADİSİNİ KURTARALIM!

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin internet sitesine hoşgeldiniz!

Basın Açıklaması: BDP Milletvekili Tuncel‘den „Ilısu Barajı ÇED“ine TBBM‘ye soru önergesi (19.02.2010)

Hasankeyf”i Yaşatma Girişimi

Batman/Diyarbakır

www.hasankeyfgirisimi.com

hasankeyfgirisimi@gmail.com

 

 

Basın Açıklaması:

19.02.2010

 

 

BDP milletvekili TUNCEL’ Ilısu barajı ÇED’i ne TBMM ye önerge

 

DTP Istanbul Milletvekili Sabahat TUNCEL Çevresel Etki Değerlendirilmesi raporlarının güvenirliğinin ve işlevselliğinin araştırılması ve mevzuatının gerekli uluslararası standartlara uyumunun incelenmesi amacıyla TBMM Anayasanın 98’inci, Içtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması önerge verdi.

TUNCEL TBB başkanlığına verdiği iki sayfalık önergenin gerekçesinde tüm dünyada çevre sorunlarının gittikçe arttığını bu amaçla çevre denetiminin en etkin biçimi olan çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ‘in 2002 yılından yapılan düzenleme ile Türkiye de daha etkin kullanıldığını belirterek” ÇED raporları baraj yapımından, maden işletmelerin yapımı, elektrik santrallerinin ve tesislerin yapımı gibi çeşitli projeler öncesinde danışılan önemli raporlardır.  Yönetmeliğe tabi projeler için ÇED Olumlu Kararı veya ÇED Gerekli Değildir kararı alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ”dedi.

Milletvekili TUNCEL” ÇED’ler gerçekleşecek projelerin çevreye olan olumsuz etkileri, insanların yaşam alanlarına etkileri ve ekolojiye olan etkilerini ortaya koyması nedeniyle önemli raporlardır. Uygulamada ÇED raporları, proje sahibi şirketlerin kendileri tarafından Çevre Bakanlığı’nca denetlenen ve yetki verilen ve sayıları 200’e yaklaşmış olan özel şirketlere, belirli bir ücret karşılığında hazırlatılmaktadır. Bu durum rapora olan güveni azaltan önemli etkenlerden biridir. Projelerde hazırlanan ÇED raporları incelendiğinde raporların birçoğunun şirketlerin istediği biçimde olumlu sonuçlandığı görülmektedir ve bu durum raporların yanlı olduğuna dair kaygı yaratmaktadır” dedi.

 

Ilısu  Barajı için hazırlanan ÇED raporu yanlı ve eksiktir.


Ilısu baraj projesi için hazırlanan ÇED raporunun da aynı mantıkla hazırlandığına dikkat çeken Tuncel” Bu güvensizliğin en son örneğini 2006 yılında Ilısu Barajı yapımı için hazırlanan ÇED raporunun yanlı, eksik ve denetimsiz hazırlandığı eleştirilerin yurtiçi ve yurtdışı kurumlar tarafından dillendirilmesiyle yaşanmıştır. Türkiye’nin önemli tarihsel, kültürel ve doğal zenginliğinin olduğu Hasankeyf bölgesindeki bu hidroelektrik santrali projesi için hazırlanan ÇED raporunun eksik bulunması ve kurumların eleştirmesi sonucu araştırma 2009 yılında tekrar yaptırılmıştır. Ancak mevcut mevzuatla aynı uygulama yanlışlarının devam ettiği açıkça görülmektedir.

Çok önemli bir işlevi olan ÇED raporlarının bağımsız kurumlarca ve objektif, bilimsel içerikle hazırlanması ve denetlemesinin özel şirketlere bırakılmadan düzenli olarak yapılmasının sağlanması önemlidir. HES, maden, elektrik ve çeşitli alanlarda hazırlanan ÇED raporlarının güvenirliği araştırılarak bu güvenirliği azaltan mevzuatsal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir. Projenin yapılacağı yerdeki halkın ÇED sürecine dahil edilmesinin sağlanması, kültürel zenginliklerin dikkate alınarak raporların hazırlanması sağlanmalıdır. Aksi takdirde ÇED raporlarının işlevselliği ortadan kalkara sadece usulen hazırlanan raporlar haline dönüştüğü iddiaları devam edecektir. Çevre ve kurulacağı bölgedeki insanların hayatına ciddi etkileri olan hidroelektrik santralleri, maden ocakları gibi projelerin ekolojiye olan etkilerini ortaya çıkarmada önemli olan ÇED raporlarının etkin ve bilimsel yöntemlerle hazırlanabilmesi amacıyla bir araştırma komisyonunun kurulmasını önermekteyiz.