ILISU BARAJINI DURDURALIM...HASANKEYF VE DİCLE VADİSİNİ KURTARALIM!

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin internet sitesine hoşgeldiniz!

Kazı Başkanı Uluçam’ın tepkisine cevap: Hasankeyf’i izole edileceğinize alternatif tedbirler bulun! (09.08.2010)

Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi

Batman

 

09.08.2010

Basın Açıklaması:

 

 

Hasankeyf’i izole edileceğinize alternatif tedbirler bulun!

 

 

26/07/2010 tarihinde Hasankeyf’i Yaşatma Girişi olarak TMOBB mühendisleri ve konuya hakim bir arkeolog tarafından Hasankeyf antik kentinde bir inceleme yapılmış ve tutulan tutanaklar neticesinde bir rapor hazırlanmıştır. Rapor’un basın ve kamuoyu ile paylaşılmasının ardından Hasankeyf Kazı Başkanı Abdusellam ULUÇAM’ın yapılan bilimsel çalışmamızın “art niyetli” olduğunu düşünmesi bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Yazılan raporda da belirtildiği: “Bu çalışmanın amacı, Batman İli Hasankeyf ilçesi antik yerleşim alanı ve kale yolunun mühendislik ve arkeolojik açıdan gözlemsel olarak incelenmesi ve söz konusu alanda doğabilecek afet durumlarının önlenebilmesi için yapılacaklar ve alınması gereken tedbirlerin gözlemlenmesini amaçlamaktadır.”

 

 Hasankeyf’in yaşatılması için mücadele veren bir sivil toplum kuruluşu olarak, Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi üyeleri, yaşanan bir felaket sonrasında gerek kamuoyunu bilgilendirmek gerekse var olan riskler için Hasankeyf’i izole edip oradaki halkı mağdur etmenin dışında alternatif tedbirlerin olup olmadığı anlamaya ve anlatmaya çalışmıştır. Bunu yaparken, herhangi bir kişi veya kurum hedef alınmamış, sorumlularla gerekirse ortaklaşarak bir çözüm üretme çabası içerisinde olunduğu yazılan raporda açıkça ifade edilmektedir.

 

Bizi karalayacağınıza görevinizi yapınız!

 

STK’ların görevi kendi toplumları içinde varolan düzeni iyileştirmek, toplum açısından tehlike arz eden durumları ortadan kaldırmaya çabalamak ve kamu otoritelerinin boşlukta kaldığı noktalarda sivil idareyi kullanarak sorunu çözmeye katkıda bulunmaktır.

Ilısu Barajı Baraj projesine kurban edilmek istenen Hasankeyf Antik Kenti 13.07.2010 tarihinde düşen bir kaya sonrası güvenlik gerekçesiyle tamamen ziyarete kapatılmış ve burada  geçimini turizmle sağlayan insanları mağdur edilmiştir. Mağdur olanlar arasında yalnızca Hasankeyf yerlileri değil ören yerini ziyaret etmek isteyen pek çok yerli ve yabancı turiste bulunmaktadır. Olayın 13.07.2010 tarihinde meydana gelmesinden 05.08.2010 tarihine Rektörlükten gelen açıklamaya kadar, ilgili devlet kurumları ve konuyla birebir ilgili olan yetkiler durumun gidişatına ilişkin hiçbir açıklama yapmayıp kamuoyunu bilgilendirmemişlerdir. Alınan yegâne tedbir ören yerinin ziyarete kapatılmak suretiyle insanlardan izole edilerek kendi haline terk edilmesi olmuştur. Hasankeyf’i Yaşatma girişimi kendi imkânlarıyla bileşenlerinden uzman bir ekip hazırlamış ve olay yerine gitmiştir. Daha net bir şekilde ifade etmek gerekirse bir Sivil Toplum Kuruluşunun yapması gerenleri yapmış ve yetkili otoritelerin yarattığı boşluğu doldurmuştur.

Bu durum karşısında, devlet yetkililerinin ve ilgili bilim insanlarının  kamuoyunu aydınlamak amaçlı yapacakları açıklama, yol yordam göstererek, sorunu çözmeye çalışan bizleri hedef alıp karalamak yerine gereken tedbirlerin nasıl alınacağı ve mağduriyetin hangi yollarla giderileceği şeklinde olmalıdır.

Arkeolog arkadaşımız, yazdığı tutanakta oradaki bütün heyet üyelerinin de görebildiği mevcut tehlikelerden bahsetmiş ve önlem alınmaksızın kazı yapılmasının bu işte çalışan insanların hayatını tehlikeye atabileceği halde kazının son güne kadar yapılmasının yanlış olduğunu beyan etmiştir. Bizler raporumuzda bir takım risk ve tehlikelerin varlığından bahsetmekteyiz. Kaya kopması riski bulunan çatlakları olay yerinde çektiğimiz fotoğraflarla da belgeledik. Yıkıldığı için kopan kayadaki çatlağı görme şansımız olmadı elbette fakat  Hasankeyf  gibi yumuşak bir kaya yapısına sahip olup iklim şartları göz önüne alındığında kaya kopmalarının olacağını tahmin etmek bu işe yıllarını veren bir bilim insanı için zor olmasa gerek. En azından orada yetkili olan biri olarak bir jeoloji mühendisinden yardım alınarak kaya analizi yapılmasının da mümkün olduğunu tahmin ederiz. Bu önlemlerin alınması şarttır. Zira, siz de takdir ederiniz ki, yedi yıl içinde Hasankeyf’te yürütülen kazı çalışmaları esnasında hiçbir iş kazası meydana gelmemiş olması bundan böyle de meydana gelmeyeceği anlamı taşımaz. Nitekim kopan kayanın daha geç bir saatte düşmesi hem kazı çalışması yapanların hem de diğer vatandaşların can kaybına neden olabilirdi. Hasankeyfli bir vatandaş tarafından bize verilen bir CD’deki görüntü ve fotoğraflarda ören yerinde ağır iş makinelerinin çalıştığı görünmektedir. Vatandaşlar tarafından bize verilen bilgilerde de o makinelerin kazı için kullanıldığı beyan edilmiştir. Sayın kazı başkanına bu görüntülerdeki karelerin kazı çalışması olmadığı konusunda bizi aydınlatıp endişelerimizi giderdiği için teşekkür ediyoruz. Ancak insan adımlarından dahi etkilenip kaya kopmalarının yaşanabileceği ve bu yüzden insan trafiğine de kapatılan bir yerde bu tip makinelerin hangi kurum tarafından kullanılırsa kullanılsın tehlike arz edeceğinden kullanılmaması gerektiğini, kullanılması halinde bahsi geçen kazalara neden olup bu fiilin suç teşkil edebileceğini unutmamak gerekir.

 

Madem risk vardı Hasankeyf’teki mağaraların işletmeciliğine Üniversite olarak neden niyetlendiniz?

 

Yazdığımız raporda, Hasankeyf’teki kayaların düşmesi veya çevresindeki can ve mal güvenliğinin sağlanmasının Kazı Başkanlığının yetkisinde olduğu vurgusu yer almamaktadır. Bizim sözümüz bu konuda ilgili olan merci ve makamlaradır. Eğer bu konuda yetkili olan merci kazı başkanlığı değilse bu eleştiriyi üzerine almamalıdır. Ancak, kazı başkanlığı bu bölgedeki tehlikenin varlığından haberdar ise ve bu konuda ilgili yerlere gereken rapor ve bildirimleri defalarca sunmuş ise neden söz konusu işletmeler “asıl” sahiplerinden alınarak Batman Üniversitesi tarafından Turistik işletme olarak kullanılmak maksadıyla Kültür ve Turizm Bakanlığına müracaatta bulunulmuştur? Bize cevaben yazdığınız yazıda bir bilim yuvasında yetkili biri olarak görevinizi yerine getirdiğinizi ve şu ana kadar yapılanları açıklamışsınız. Konuda uzman olan arkadaşlarla ortak yazdığımız raporda dile getirdiğimiz endişeleri taşıyıp önerilen önlemler için girişimlerde bulunmuş olmanızı saygıyla karşılıyoruz. Ancak sizin konumunuz ve kurumunuz için taşıdığınız endişeleri bizler de kendi kurumumuz için taşımaktayız. Bizler eleştirilerimizi saygı çerçevesinde ve kamuoyuna tercüman olacak şekilde dile getirdik. Bir bilim kurumu olarak sizlerin de Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi ve bileşenlerine karşı yaptığınız açıklamalarda aynı hassasiyeti göstermenizi beklemekteyiz.

 

Saygılarımızla

Hasankeyf’i Yaşatma Girişi

www.hasankeyfgirismi.com

hasankeyfgirisimi@gmail.com